Rabia’dan itiraf-3

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Rabia’dan itiraf-3
İtiraflarım! (3) (Rabia 45 Y., İstanbul)

Dini bütün, geleneklerine bağlı bir kadındım. Hep yabancı erkeklerden ayrı durmuştum. Ama bunlar hayvan gibi tecavüze uğramama engel olmamıştı. Şimdi yatağımda sırt üstü uzanmış, Tahir’e bakıyordum. Bir zamanlar bu çocuk için farklı duygular beslediğim doğruydu. Tüm inançlarıma, yaşayışıma, adetlerime tersti bu. Ama yine de hiçbir zaman Tahir’e hislerimi belli etmemiştim. Kendi kendime hislerimi içimde yaşamış ve sonra da pişman olup bırakmıştım. Tahir’in benimle ilgili hislerine ben neden olmamıştım. Bu konuda bir suçum yoktu. Ama sonuç ortadaydı. Bu olayı kimseye anlatamazdım. Tahir’in bana tecavüz ettiğini söylesem kıyamet kopardı. O nedenle bu şekilde kapatıp unutmak istiyordum. 

Bu düşünceler aklımdan geçerken Tahir pantolonunun cebinden cep telefonunu çıkardı. Ben ne olduğunu anlayamadan da resimlerimi çekmeye başladı. “Ne yapıyorsun, bitmedi mi işkencen, yeter artık!” dedimse de beni duymuyordu. Ellerim sikişmenin şiddetiyle çözülmüştü, ama hareket edip karşı koyacak gücüm kalmamıştı, hiçbir şey yapamıyordum. Sadece memelerimi ve amımı kapatabiliyordum o kadar. 

Bu şekilde epey bir resmimi çekti. Sonra, “Bundan sonra ne zaman istersem seni sikecem, eğer olmaz dersen bu resimleri oğullarına, kayınlarına, kayınbabana veririm, internette yayınlarım!” dedi. Bu sözleri az önce sikilirken duyduğum acıdan daha büyüktü. Dünyam karardı. “Allah aşkına, alacağını aldın, daha ne istiyorsun, bırak beni!” diye yalvarıyordum. O ise karşımda pis pis sırıtıyordu. “Ne alması, daha yeni başladık!” dedi. 

Ve asıl ıstırap o zaman başladı. Beni yatakta yüzüstü çevirdi. Çözülen ellerimi türbanımla yeniden bağladı. Götümün yanaklarını elleriyle iki yana iyice açtı. Göt deliğim açığa çıkmıştı, deliğime dilinin ucu ile dokunmaya başladı. Emine’den isteyip de alamadığını şimdi benden alma niyetindeydi. Karşı koyacak halim ve gücüm yoktu. Götümün deliği hafif kıllı, minik kahverengi bir çukur gibiydi. Kocamın sikmekten imtina ettiği götümün deliğinde dilini gezdiriyordu. 

Sonra bir anda gözlerimden yaş gelmesine neden olacak kadar acı hissettim. Tahir yarağını götüme sokmuştu. Acı bir inleme çıktı ağzımdan. “Korkma abla, bu daha parmak, yarağı birazdan yiyeceksin!” dediğinde korkum aksine azalmayıp arttı. Bir parmağı bile beni mahvetmişti. Tahir parmağı ile götümde genişletme çalışması yapıyordu. Orta parmağını dibine kadar götüme sokuyor, götümde sağa sola çeviriyordu. Acıdan bayılacak gibiydim, artık hiçbir şey yapamıyordum. 

Sonunda çektiğim acının farkına varıp, komodinin üzerinde duran akşamları ellerime sürdüğüm kremi aldığını gördüm. Tahir kremden bolca alıp parmağı ile götümün deliğine yedirmeye başladı. Parmağını krem yardımıyla daha kolay sokup çıkarıyordu. Bu kez daha az acı hissetmiştim. 5 dakika kadar bu böyle devam etti. Sonra üzerimde doğruldu ve götümün yanaklarını tekrar iyice açtı, bir eliyle götümü ayırırken diğeri ile yarağını götüme sokmaya çalışıyordu. Bense altında çırpınıyor ama bir şey yapamıyordum. 

Yavaş yavaş sokmaya başlamıştı yarağını. Önce kafasının girdiğini anladım. Götüm yanıyordu acıdan. “Ağğhhh, ağğhhhh!” sesleri boğazımda düğümleniyordu. Tahir’in ise, “Amına koyduğumun kaltağı, böyle yarak yedin mi daha önce?” dediğini duydum. Doğru, yememiştim, böylesi benim için ilkti. Tahir bir müddet yarağını sokmaya çalıştı ve sonunda yarağı götümün içine girivermişti. Yarağını iyice götümün derinliklerine doğru bastırıyordu. Ben artık kendimi kaybetmiştim, acıdan ses çıkaramıyordum, sadece hırıltılar boğazımdan geliyordu. Tahir yarağını tamamen götüme sokmuştu. 

45 yaşındaydım. Hayatımda gerçek anlamda ilk defa götümden sikiliyordum. Elleriyle yatağın başından destek alıp üzerimde gidip gelmeye başladı. Yarağı sanki bağırsaklarıma kadar giriyordu. Yarak götümden girmiş ve göbeğimden çıkacakmış gibiydi. Götümün içinde matkap gibi çalışıyordu. Tahir daha da zorlamaya başladı. “Hığhh, hığhh!” sesleri ardı ardına ağzından çıkıyordu. Karısının gitmesinin acısını beni hayvan gibi sikerek çıkarıyordu. 

Bu şekilde herhalde 5 dakika ama hiç durmadan sikti. Sonunda yine, “Ağğğhhh, ohhhh!” sesleri eşliğinde inleyerek bu kez götüme döllerini boşalttı. Az önce amıma bir dere gibi boşalan adam yine bir dere gibi götümü dölleriyle doldurmuştu. Yarağını yavaş yavaş götümden çıkardı. Tamamen çıkarınca götümden şiddetli bir osuruk sesi çıktı. Götüme yarak girdikçe genişlemiş, genişledikçe hava da girmişti ve şimdi hava böyle dışarı çıkmıştı. 

Tahir yarağını çıkardığında, “Vay amına koyayım, bu ne böyle?” dediğini duydum. Korkmuş gibi bir sesi vardı. Bense yüzüstü olduğum yerde yatıyordum. Ne olduğundan haberim yoktu. Sonunda hafifçe doğruldum ve bakınca yarağının üzerinin kanla kaplandığını gördüm. Neydi bu böyle? 45 yaşındaydım, kızlığımı kaybedeli yıllar olmuştu. Sonunda bunun götüme giren yarağın sebep verdiği kanama olduğunu anladığımda çığlık atmaya hazırlandım ki, Tahir ağzımı kapadı. Götümden kan gelmişti. Götümün kızlığı bozulmuştu. 

Tahir peçete ile yarağını sildi. Sonra beni kaldırarak banyoya sürükledi ve duşun altına soktu. Ellerimi çözüp teknenin içinde domalmamı söyledi. Ben artık korku, utanç, acı, çaresizlik bu duygularla doluydum. Hiçbir şey söyleyemiyor, Tahir ne derse onu yapıyordum. Duş musluğundan tutarak domaldım, Tahir götümün deliği ortaya çıkacak şekilde göt yanaklarımı ayırdı. Duş başlığını götümün ağzına gelecek şekilde tuttu ve suyu açtı. Önce soğuk su geldi, ürperdim. Sonra peşinden sıcak su gelince biraz ferahlık hissettim. 

Tahir başlıkla su tutuyor, şampuanla da götümü ve amımı yıkıyordu. Şampuan köpüklerinin arasında götümden akan kanı da görüyordum. Götümün deliğini iyice ayırarak tazyikli suyu içine püskürtüyordu. Biraz önce yediğim yarağın etkisiyle deliğim kolayca açılıyordu. Bu şekilde 2-3 dakika amımı ve götümü yıkadı. Evimin banyosunda, yabancı bir adamla çırılçıplak duşun altındaydım. 

“Tamam, geçti kanaması!” dediğinde beni çıkardı duş teknesinden ve kendisi sıcak suyun altına girip yıkanmaya başladı. Aynadan kendimi görebiliyordum. Ne hale gelmiştim? Vücudumda kemerin izleri, memelerimin ucunda kızarıklıklar, kasıklarımda ve kalçalarımda sikişmenin şiddetinden oluşan kızarıklıklar, morluklar vardı. 

Ama Tahir’in azgınlığı henüz geçmemişti. Saçlarım belime kadar inerdi. Düz ve açık kahverengi renkliydi. Uçlarından hafifçe beyazlamaya başlamıştı. Tahir uzun saçımı bir eline doladı ve beni yine teknenin içine çekti. Suyu kapadı. Ben yine duş musluğunu tutuyordum. Tahir arkama geçti, bacaklarımı ayırdı ve saçımı iyice çekerek yarağını bir hamlede amıma soktu. Artık haykıramıyordum bile. Bu sefer banyomda, duşun altında, domalmış bir halde Tahir tarafından sikiliyordum. Ağlıyordum ama gözlerimden yaşlar akmıyordu artık. 

Memelerim domaldığım için sarkmıştı. Tahir’ın her bir yarak darbesi memelerimi salıncak gibi sallandırıyordu. Kalçalarımda ise Tahir’ın güçlü kasıklarının çıkardığı sesler banyonun içinde yankılanıyordu. Tahir saçımı koparacakmış gibi çekiyordu. Çektikçe saç diplerim yanıyor, sızlıyor, acıyordu. Başım yukarı kalkıyordu domalmış halde olsam da. Öncekinden daha sert şekilde sikiyordu. Hayvan gibi abanıyordu. Düşmemek için bir elimle musluktan tutunuyor diğer elimle de duvardan destek alıyordum. 

Amımı önce dölleriyle doldurmuş ardından sıcak suyla yıkamıştı. O nedenle acı çekmiyordum biraz önceki gibi. Bu sefer ilkinden daha kısa sürede boşaldı. Artık amım Tahir’ın yarak darbeleri ile iyice genişlemişti. Yarağını amımdan çıkarınca ayakta tutan destekten yoksun kalmışım gibi dizlerimin üzerine çöktüm. Sessiz sessiz ağlıyordum. Hıçkıramıyordum. Tahir ise ben yanında değilmişim gibi suyu açıp yıkanmaya başladı. Bir süre öylece kaldıktan sonra kalktım ayağa. Üstümden akan sıcak suyun altında kaldım hareketsizce. 

Tahir yıkanmasının ardından, “Haydi devam edelim!” diye pis pis sırıtarak konuşunca, “Allah aşkına, yapma, çocuklarım var benim, onların başı için bırak artık!” dedimse de fayda etmedi. Yalvarmalarım sonuç vermiyordu. Kendisi kurulandıktan sonra sanki gönlümü almaya çalışıyormuş gibi beni kuruladı. Sonra da elimden sıkıca tutarak yatak odasına götürdü. 

Dolapları açtı. İçindeki elbiselerime bakmaya başladı. Eteklerimi, gömleklerimi, kazaklarımı tek tek bakıp kontrol ediyordu. Ne yaptığını anlayamadım. Başörtülerimi çıkarıp yatağın üstüne attı. “Ne yapıyorsun, ne arıyorsun?” diye sorunca, “Düğünde, benim düğünümde giydiklerini arıyorum, onları çıkart!” dedi bana bakarak. “Ne yapacaksın onları, ne işin var?” diye sorduğumdaysa, “Soru sorma da çıkart şunları hadi!” dedi öfkeyle. 

Kısa bir süre o gün ne giydiğimi hatırlamaya çalıştım. Beyaz, uzun ve geniş pileli eteğimi giymiştim. Kırmızı uzun kollu parlak bir gömlek giymiş, üzerine de eteğimle aynı renk ceketimi giymiştim. Büyükçe, başımı ve omuzlarımı kapatan simli siyah bir şal takmıştım. Ayağımda ince uzun topuklu siyah bir ayakkabı ile ten rengi diz altı çorabım vardı. 

Bütün bunları çıkarıp yatağın üzerine koyduğumda, “Hadi giy bunları!” dedi. Beni düğününde bu şekilde görmüştü ve bu elbiselerimi yeniden giymemi istiyordu. Çaresizce dediğini yaptım. Ayakkabıları da ayakkabılıktan bulup getirdi ve kendisi giydirdi. Şimdi karşısında düğününde nasılsam öyle duruyordum. “Seni bu elbiselerle görünce daha o gün sikmek istemiştim, kısmet bu güneymiş!” diye gülerek konuştu. Sonra beni salona götürdü. 

Hafif aralık perdeleri iyice kapattı. Cep telefonunu getirip salondaki sehpanın üzerine masayı görecek şekilde koydu. Ben bu olanları sadece izliyordum. Sonra beni kolumdan tutup masanın önüne getirdi. Diz çökmemi istedi, omuzlarımdan tutup diz çöktürdü. Şimdi başımla yarağı aynı hizaya gelmişti. Bana, “Ağzını aç!” dedi, “Niye?” dedim. “Aç ulan!” deyip çenemi sıkıca tuttu. Ağzımı açtım. 

Yarağını bir anda ağzıma soktu, ileri geri getirmeye başladı. Yarağı inik haldeydi, ama saniyeler ilerledikçe sertleşip büyümeye ve ağzımı doldurmaya başlamıştı. Boğulacak gibi oldum. Böğürüyordum, ama ağzımda kocaman bir yarak boğazıma kadar giriyordu. Sonra başımın yanlarından iki eliyle tutup yarağını iyice ağzımın içine sokmaya başladı. Bu sefer beni ağzımdan sikiyordu. Böyle bir şeyi daha önce hayal bile edemezdim. İğrenç bir şeydi. Ama şimdi ağzımın içinde matkap gibi çalışan bir yarak vardı. Tahir kendini kaybetmiş sesler çıkarıyordu. Onun çok zevk aldığı belliydi. Ama ben nefessiz kalmıştım. Yarağı boğazımı delip ensemden çıkacakmış gibiydi. 

Sonunda ağzımdan yarağını çıkardı. Birkaç kez şiddetle öksürüp derin derin nefes alıp verdim. Ağzımdan akan tükürüğü elimle sildim. Gerçek bir şoka uğramıştım. Bu sefer beni ayağa kaldırdı ve masadan tutunup domalmamı söyledi. Çaresizce istediğini yaptım. Ellerimi açıp masanın üzerine karnımı koyarak domaldım. Arkama geçti ve eteğimi belime kadar sıyırdı. Külot giymediğimden amım ve götüm yine Tahir’in karşısındaydı. 

Beni masaya iyice yasladı, götümün yanaklarını ayırdı elleriyle, ardından arkamda dizlerinin üzerine çöktü. Ne olacak diye beklerken birden amımda gezinen dilini hissettim. O an yaşadığım gerilim ve korkuya rağmen yoğun bir duygu her yanımı kapladı. Tahir uzun dilini amımda boydan boya gezdiriyordu. Kılsız amımın sütlü kahverengi etli dudaklarını emiyor, kasıklarımı dilliyor, aralarda göt deliğime de diliyle dokunuyordu. Parmaklarıyla araladığı amıma dilini sokuyordu. Kalın pembe dudakları götümün beyaz yanakları üzerinde geziniyor, onları öpüyor, yalıyordu durmadan. 

Kocamın onca yıllık evliliğimizde hiç yapmadığı şeylerdi bunlar. Götümü sikmekten kaçınan bir adamdı, amımı bir kez olsun bile yalamamış, öpmemişti. Ama şimdi Tahir’in ağzıyla amım bir bütün olmuştu. Tüm vücudum titriyor, yanıyordu. Onca zaman hayallerimi, rüyalarımı süsleyen adam önce bana tecavüz etmiş, hayvan gibi ırzıma geçmiş, ama şimdi amımı ağzına almış şevkle yalıyor, emiyordu. O an ne yapacağımı bilemez hale gelmiştim. İtiraf etmekte zorlansam da bu yaptığından zevk alıyordum. Tecavüzcüm bu kez bana hayatımda tatmadığım duyguları tattırıyordu. 

“Abla sende harika mal varmış, o kadar kadın siktim, hayatımda hiç görmedim böylesini!” dedi yaptığı işi yarıda bırakarak. Bu sözlerine nasıl karşılık vermem gerekiyordu? Bir karşılık vermeli miydim ayrıca? Hoşuma gitmişti sözleri, ama bunu ona söyleyemezdim. Yakışıklı, çekici bir erkekti, aramızda onca yaş farkı vardı, ama beni bu sözlerle tahrik edebiliyordu. Evet, Tahir beni tahrik etmişti, ama ben de onu tahrik etmiştim, yoksa bunları söylemezdi. Ancak yine de sessiz kaldım ve bir şey demedim. Bunun yerine alnımı masaya dayadım. 

Tahir’in azgınlığının sonu yok gibiydi. Genç Emine’nin erkeği olmuştu onca zaman, ama şimdi arkamda durmuş benim amımı yalıyor, emiyordu. İştahlı emmelerinin sesleri geliyordu kulağıma. Yüzünü kasıklarıma gömmüş gibiydi, derin derin aldığı sıcak nefeslerini amımda, götümde, kasıklarımda hissediyordum. “Öfff, amın sıcacık, yanıyor resmen!” dedi bir zaman sonra. Hemen ardından da, “Yeter bu kadar!” diyerek kalktı ayağa. 

Başımı yana çevirip arkaya bakmaya çalıştım, avucuna tükürüp yarağını sıvazladıktan sonra yavaşça amıma soktu. Az önce hoyratça ve gaddarca sikmişti, ama şimdi sanki sevdiği kadını sikiyormuş gibiydi. Yarağını kimi zaman sert, kimi zaman yumuşak, bazen hızlı, bazen yavaş şekilde amıma sokup çıkartıyordu. Yarağını nasıl kullanacağını iyi biliyordu Tahir. 

Göt yanaklarımı sıkı sıkı tutmuştu, sanki elinden kaçacakmışım da engel olmaya çalışıyormuş gibiydi. Oysa kaçacak bir yerim yoktu. Kaderime razı olmuş gibi bir haldeydim. Tahir’i rüyalarıma, hayallerime sokmuş, günah işlemiştim. Şimdi o günahın bedelini sikilerek, tecavüze uğrayarak ödüyordum. Üstelik tam karşımdaki duvarda kocamın fotoğrafı varken… 

Kocamın gençlik zamanlarında çektirdiği vesikalık fotoğrafını o öldükten sonra büyüttürüp duvara asmıştım. Siyah gür bıyıklı hali ile sert bakışları ona ürkütücü bir hal vermişti, ama ben onun bu halini seviyordum. Gözlerim fotoğraftaki gözleri ile kesişiyordu istemesem de. Başımı ne yana çevirsem kocam oradan beni seyrediyordu… 

Tahir bir makine gibi hareket ediyordu. Yarağını amımın en derinlerine sokup çıkartıyor, içinde sağa sola oynatıyordu. Parmağının göt deliğimde gezindiğini hissettim bu sırada, amımı sikerken bir yandan da götümü yokluyordu. Birkaç defa yarağını çıkardı amımdan, etten kalın bir sopaya dönmüş yarağıyla göt yanaklarıma tokatlar attı, göt yarığımda gezdirdi boydan boya. Hemen ardından yeniden sokup git gel yapmaya başladı. 

Sikişmenin sırrını çözmüştü Tahir, kadınını nasıl mutlu edeceğini biliyordu. Hiç konuşmuyor, ses bile çıkartmıyordum, ama Tahir kendi kendine anlayamadığım bir şeyler söyleyip fısıldıyordu. Soluk soluğa kalmış gibiydi, nefes alışverişlerini duyuyordum, ama buna rağmen yorulmak nedir bilmez bir halde amıma yarağını var gücüyle köklüyordu. Aralarda göt yanaklarıma tokatlar atmaya başladı. Götümde şiddetli ses patlamaları yaratan tokatları canımı yakıyordu, ama yine de ses çıkartmamaya gayret ediyordum. 

Zaman ilerledikçe sanki amım sulanmış gibi Tahir’in amımdaki gidiş gelişleri kolaylaşmıştı. Hızını bir azaltıp bir çoğaltarak sikmeye devam ederken tokat seslerine amımın ve yarağının sesleri karışmaya başlamıştı. ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri tokatların seslerini bastırıyordu. Sesler sanki Tahir’i daha da azdırıyor gibiydi, köklemeleri daha da hızlanıp sertleşmeye başladığında dayandığım eski büyük masa da gıcırdamaya başlamıştı. Giyinik haldeydim, ter içinde kalmıştım. 

Derken Tahir yarağını amımdan çıkarttı ve vakit kaybetmeden götüme soktu. Yarağının kafasından köküne kadar girişini hissettim içimde. Ama bu sefer daha az acı duydum. İlk seferden açılan götüm bu kez daha rahat içine almıştı yarağını. Tahir bir ileri bir geri yarağını götümün derinliklerine sokup çıkartıyordu. Belimden sıkıca kavramıştı koca elleriyle. Yarağı köküne kadar girip çıkıyordu götüme, şişen ve sertleşen taşaklarının kasıklarıma çarpmasını duyuyordum çıkan seslerle. Sanki amımı sikiyormuşçasına ‘Şlap şlap şlap!’ sesleri gelmeye başlamıştı yine. 

Ancak saniyeler geçtikçe götümden tüm vücuduma acı yayılmaya başladı. Götüm amım gibi sulanıp ıslanmıyordu, Tahir’in koca yarağı kuru göt deliğimin içinde gidip geldikçe zımpara gibi yakmaya başlamıştı. O ana dek ses etmeden durabilmiştim, ama şimdi acılı iniltiler çıkartmaya başlamıştım. “Ağhhh, ıyyyy, uhhhh, ımmm!” sesleri istemsizce ağzımdan çıkıyordu. Duyduğum acıyla beraber vücut ısım da yükselip terden sırılsıklam bir hale gelmiştim. Alnımdaki ter damlacıkları sikişmenin şiddetinden masanın üzerine yağmur damlaları gibi düşüyordu. 

Ama benim çektiğim acı Tahir’in umurunda değildi. Az önce amımdan sikerken bana zevk vermişti, ama şimdi sadece acı veriyordu. O sadece tavuğunu siken bir horoz gibi işini görüyordu. Aldığı zevk ona yetmiyormuş gibi birkaç kez götüme tüm gücüyle abandı, o anlarda götüm yırtılacak gibi oldu, sanki taşaklarını bile sokmaya çalışıyor gibiydi. Şiddetli bir, “Ağğhhhh!” sesi büyük salonun duvarlarında yankılanırken, Tahir’in, “Ohhhh!” sesi benimkini bastırmıştı. 

“Yavaaşşş, çıkartt, Allah aşkına çıkarttt, yapmaaa!” dedim birkaç kez yüksek sesle. Ikınmalarımın, inlemelerimin arasında zorlukla söylediğim bu sözler Tahir’i yola getirmiş olacak ki götümden çıktı. Yarağının çıkışıyla birlikte götümün içinde serin bir havanın dolaştığını hissettim. Göremiyordum ama minik göt deliğimin kocaman bir hale geldiğine emindim… 

[Rabia]

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın